1. Ana Sayfa
  2. Özel Eğitim
  3. Kazanırken Kaybediyorsunuz – Özel Eğitim

Kazanırken Kaybediyorsunuz – Özel Eğitim

Kazanırken Kaybediyorsunuz

Özel Eğitim Öğretmeni olarak öğrencilerimizi KoronaVirüs sebepli verilen arada takip ediyoruz ama gördüğümüz kadarıyla velilerimiz bazı yöntemlerle fikren kazanırken fiilen kaybediyorsunuz.

Özel eğitim genel eğitim gibi değildir, tüm paydaşların bir olması gerekir; ailede bu paydaşların en etkini; haliyle her yaptıklarının çocukları üzerinde çok büyük etkileri var. Ne yazık ki farkında değiller.

Fikren Kazanırken Fiilen Kaybediyorsunuz

Velilerimizle ve öğrencilerimizle yaptığımız görüşmelerde şahit olduklarımız ne gerek vardı bunca sene okutmaya, hiç yollamasaydınız dedirtiyor adeta. Sakinleştirici ilacının dozunu kendi kendine arttıran velimi ararsınız, kendisine yazdırdığı sakinleştiricileri çocuklarına verenleri mi ararsınız bilemem; lakin hepsi bizde.

Özel eğitimde öğrenmeyi adımlara böldüğümüzde edinim, akıcılık, kalıcılık ve genelleme gibi basamaklarla karşılaşıyoruz. En kaba haliyle bir şeyi öğrenmiş olmak için kalıcı, istendik davranış değişiklikleri bu aşamalar sonucunda gerçekleşiyor.

Şimdi işin can sıkıcı noktasına gelelim, okulda biz öğretmenler ya da rehabilitasyon merkezlerindeki özel eğitim öğretmenleri tarafından öğretilenler evde kalıcılık ve genelleme aşamalarına uğramazsa pek kalıcı olmayacaktır. Ve ne yazık ki durum hep bu şekilde seyrediyor.

Bir dönem boyunca öğretmek için uğraş verip, ter döktüğümüz herşeyi 14 günlük sömester tatilinde unutulmasının ya da bir yıl boyunca uğraş verdiklerimizin yaz tatili sonucunda unutulmasının ve her seferinde sıfırdan başlıyoruz oluşumuzun temelinde ailelerin özel eğitimin sadece okulda olduğunu sanmasından dolayıdır.

Öğretmen maaş almıyor mu, onun işi ne diye kendilerini haklı çıkartarak çocuklarının öğrenimsel ihtiyaçlarını öteleyerek fikren kazanırken fiilen kayıp yaşamalarının en büyük sebebi budur.

Özel eğitimin ne olduğu ya da çocuklarının durumunu görmezden gelmektir.
Doğrudur, bizler özel gereksinimli bireylerin eğitimi için maaş alan devlet memurları ya da rehabilitasyon merzkerindeki öğretmenleriz; evimize ekmek götürmek için bu uğraşları vermemiz lazım. Lakin çocuklar ile 7/24 ilgilenme şansımız yok, zaten verilen maaşın amacı, kapsamı ve miktarı buna uygun değil.

Normal gelişim gösteren bir çocuk en basitinden televizyon kumandasını eline geçirdiğinde tuşlarına basılacağını daha önce gördüğü için aynı hareketi tekrarlamak suretiyle taklit ve küçük kas gelişimini kendi kendine sağlayabilir. Bu kumandaya cep telefonu, anahtar ve daha bir sürü şeyi ekleyebiliriz. Lakin normal gelişimin dışındaki bir çocuk ne kendiliğinde taklit becerisi ne de küçük kas antremanı yapmaz. E haliyle ben bunu okulda öğretince, sizin evde yapmanız gereken görevler veririm. Burada ki amacım daha az çalışmak değil; çocuk için hayati öneme sahip kritik zamanların israf olmasını engellemektir.

Lakin herkese helal müslümana haram çeşmesini hatırlatır bir şekilde, velilerimiz öğretmenlere karşı art niyetli olursa cezasını öncelikle öğrenciler ve sonrasında yine veliler çekecektir. Bir kez daha söylüyorum ki biz öğretmenler siz veliler evde rahat etmeyin diye uğraş vermiyoruz.

Doğrudur verdiğimiz görev ve ödevler sizleri şu an da darlıyor olabilir, kısa vadede ufak eforlar ile uzun vadede büyük rahatlıklara varabilmeniz mümkün. Lakin siz kısa vade ufak rahatlar için uzun vadede büyük yüklerin altına giriyorsunuz.

Ben size çocuğunuzla hiç değilse sohbet edin dediğimde, ne konuşacağım hocam; futbol mu niye benim tavsiyemi küçümsemek yerine her gün, günün nasıl geçtiğini konuşsaydınız, belkide çocuğunuz şu an futbol muhabbeti yapabilecek durumda olacaktı.

Tabii tüm velilerimi yermek değil amacım, nadiren de olsa dediklerimizi anlayanlarda çıkıyor.
Ne konuşalım hocam, futbol mu mantığı ile cevap verip sonrasında hatasını anlayan bir velim şuan oğlu ile evde batak oynuyor, 101 oynuyor. Pek tasvip edilmez bir davranış gibi olsalarda çocuk bu sayede sıra almadan tutun strateji geliştirme kadar bir çok beceriyi gerçekleştirir durumda.

Bir örnek

Karantina, izolasyon ya da ev hapsi; her ne diye çağrılırsa çağrılsın şu sıralar hepimiz sıkılıyoruz. Evet, siz özel gereksinimli bireylerin velileri daha çok sıkılıyorsunuz. Lakin bunun sebebi şimdiye kadar çocuklarınızla evde yapmanız gerekenleri yapmamış olmanız. Aşağıda KoronaVirüs sürecinde ev kalan öğrencilerimle alakalı aldığım duyumlarda bahsedeceğim.

  • Kullanılak ilaçların dozunu arttırmak.
  • Eğitimden tamamen soyutlanmak.
  • Sürekli her istediğinin yapılması.
  • Sorumluluk verilmemesi.
  • Eğitimin son bulması.
  • Sürekli beslenilmesi.
  • Sürekli PC oynatılması.
  • Yanlış ilaçların verilmesi.
  • Uyku getirici bitkisel çözümlerin sürekli dayatılması.

Bunlar ne yazık ki sürekli yapılıyordu. Artık iyice ayyuka çıktı.

Eskiden ikiz öğrencilerim vardı, ikiside kız. Tek yumurta ikizleri.
Durumları ağır olduğu için eğitimler esnasında istenmeyen davranışların asgari düzeyde kalması için ilaç takviyesi uygun görülmüş, doktor tarafından reçite ediliyor ilaçları. Tabii velilerimiz bulduğu mucize yöntem ne sizce?
İlaçları sabah okula gitmeden önce vermek yerine, okul bitiminde eve geldiklerinde verelim; evde rahat dursunlar…
Evet, şaka gibi.
E peki öğretmen okulda ne öğretebilir?
Ne kadar şey öğretebilir?
Sonra velilerin şikayeti öğretmenler çok az şey öğretiyor!
Yahu siz bizi kısıtlarken biz ne yapabiliriz?

Peki sonra ne oldu?
Çocuklar eve gelince ilaçla sakinleştirildi, uyutuldu ya; geceleri uyanmaya başladılar.
Geceleri eve dirlik vermediler, sabaha karşı yoruldular; sabah okula geldiler.
Sabahta okulda uyumaya başladılar.
Alın size kısa süreli kazanç sağlayan kurnazlığın sonuçları.
Bu yazıyı aynı zamanda o velilere hediye ediyorum.
“Kazanırken Kaybediyorsunuz”

Biz tabii olarak görevimizin başında ve bilincinde olacağız.
Ama bizim görevimiz 9’dan 15’e kadar. Gerisi sizde.
Ya işbirliği yaparsınız, ya iş yükü altında ezilirsiniz.

Birlikten kuvvet doğar, unutmayın.

Yorum Yap

Yorum Yap