İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Öğretmenlik

Öğretmenlik mi İnfaz Koruma mı?

Öğretmenlik mi İnfaz Koruma mı?
Öğretmenlik mi İnfaz Koruma mı
+ - 0

Son günlerde bu soruyu çokça duyar oldum, sebebi yeni yapılacak İKM alımları olsa gerek. Peki öğretmenlik mi infaz koruma mı olmak lazım, gelin bu konuda biraz derinlemesine konuşalım. Malum ben eski bir öğretim elemanı, eski bir ikm ve mevcutta öğretmenim. Söz hakkım vardır yani.

Öğretmenlik mi İnfaz Koruma mı Olmalı?

İlk olarak çok istisnai durumlar hariç bir konuşma yapacağım, yani ben şöyleyim ya da böyleyim diye çok nadir bir durumdan bahsetmeyeceğim. Misal, her hangi bir yetersizliği olan kişinin İKM olmasını tavsiye edemem ama yetersizliği olduğu halde İKM olan-yapan var.

Öğretmenlik denince hepimizin aklına hemen aynı şey geliyor ama İKM biraz farklı. İlk olarak bu konuyu aydınlatmak gerekiyor.

İKM Kimdir?
Eski adıyla ya da film repliklerinden aşina olduğumuz bir kelime var, bunun söylenmesinden bazıları rahatsız olur ama geçmiş utanılacak bir şey değildir. İnfaz ve Koruma Memuru yani Gardiyan.
Aralarında, özellikle yenileri, İnfaz Polisi ya da Cezaevi Polisi gibi ünvanlar isterler.
Bu ünvanlar gelincede İKM diyenlere karşı çıkacaklardır.

Peki İKM ne yapar?
Cezaevindeki her iş İKM elinden geçer.
Cezaevi dışarıdaki hayatın konsantre ve kapalı alandaki halidir.
Dışarıda neler yaşanıyorsa içeride de onlar var, tek farklı İKM gözetiminde gerçekleşir.

Yani infaz korumalar cezaevi içerisindeki her işin içindedir.
Kütüphanecilik yapar, mektup dağıtır, kantin alış verişi yaptırır, mutemetlik yapar, güvenlik olur, polis olur yeri gelir att olur vs.

Gardiyan-İKM takıntılı memurlar vardır, bunların yanında Gardiyan derseniz laf ederler.
Çünkü onlara göre onlar yeni nesildir ve eskileri ile aynı isimle anılmak istenmezler.
Lakin aynı duyarlılığı cezaevi için yapmazlar.
Cezaevlerinin modern adı Ceza İnfaz Kurumudur, CİK.
Lakin dedim ya, bu işlerine gelmez pek.

Modern adlardan bahsetmişken, güncelde İKM yerine ıslah memuru tabiri daha yaygındır. Hani modern CİK için konuşuyorum.

İki iş arasında kalanlar için detaylı bir yazı oluştururken bir sürü madde işleyeceğim. Eksik yerleri sorabilirsiniz, hiç olmadı diğer memur arkadaşlarıma da sorar soruşturur ve cevap bulurum.

Öğretmen mi İKM mı Olmak Kolay?

Öğretmenlik için en az 5 yıl emek vermeniz lazım. 4 yıl lisans bölümü oku, mezuniyet sonrasında, genel olarak, en az 1 yıl bekleyip atan. İKM içinse liseden mezun olup hemen atanabilirsiniz. Tek sıkıntı B Grubu KPSS’ye denk gelmek olacaktır. Çift yıllarda B Grubu KPSS yapıldığı için, öğrenciyken girmezseniz ekstra 1 yıl beklemek gerekebilir. Bu arada bu yıl, 2022, çift yıl.

Öğretmen olmak için sadece 5 yıl beklemek gerekmiyor tabii, hadi 4 yıl diyelim sadece.
Üniversiteyi kazanmanız lazım, o sıralamaya girmeniz gerekiyor.
Tabii zengin olup, vakıfta okumak akla gelebilir ama her türlü ilk 240 binin içinde olmanız lazım.

Üniversiteye girmekle de bitmiyor, okuyacaksın mecbur.
E aç acına durulmaz, bir ton masrafın var.
E okumak bedava değil ki konaklama, ulaşım, kılık kıyafet vs.
Yani bu 4 yıl okumak, aileniz en azından orta gelirli değilse, çok yorucu olacaktır.

Okudunuz da bitti mi?
KPSS gireceksin…
Eğitim Bilimleri sınavına gireceksin…
Mülakata gireceksin…
Aday öğretmen olacaksın…
Yine komisyon seni değerlendirecek…
Ömrün varsa öğretmen olacaksın!

İKM olmak içinse, lise bitsin.
Okurken ya da mezunken KPSS B grubu gireceksin.
70+puan alacaksın.
Komisyona gireceksin.
Memur olacaksın…
Bu süreçte aile yanında kalacaksın, okul derdin olmayacak, ekstra sınavlar olmayacak. Tam zamanlı bir işte çalışmak mümkün olacak vs.

Öğretmen mi İKM Olmak mı Kolay sorusunun cevabı; İKM olmak.
Maddi-Manevi yıpranmadan erken yaşta İKM olunabilir.
Benim 18 -19 yaşında İKM olmuş arkadaşlarım var.

Bir tarafta 23-24 yaşına kadar sürünen öğretmen adayları bir tarafta 18 yaşında memurlar. Neredeyse aynı maaşı alıyorlar. Hesabını siz yapın…

Öğretmen mi İKM mı Olmak Kolay?

Öğretmen mi Çok Çalışır İnfaz Koruma mı?

Bu soru yani hangisinin daha çok çalıştığı çok hesap isteyen bir mevzudur. Lakin yinede belli kısıtlar altında hesap yapacağım. Sınıf öğretmenleri ve Vardiyalı İKM için olacak bu hesaplar.

Sınıf öğretmenleri yılda 180 iş gününün altında çalışamaz. Kanun böyle, yani okulların eğitim öğretiminde bir sorun olmadığı sürece böyle.

Ders yılı iki döneme ayrılır ve her dönemde bir ara tatil yapılır. Ders yılının başlaması, yarıyıl tatili, ara tatiller ile yaz tatili ve ders kesimi tarihleri Bakanlıkça duyurulur. Ders yılının 180 iş gününden az olmaması esastır. Ancak 180 inci iş gününün hafta arasına rastlaması durumunda ders yılının bitim tarihi, haftanın son iş gününe kadar uzatılır. Ders yılının süresi, derslerin başladığı günden kesildiği güne kadar okulun açık bulunduğu günlerle öğrencilerin törenlere katıldıkları resmî ve mahallî bayram günleri sayılarak hesaplanır. Bu tarihler göz önünde bulundurularak millî eğitim müdürlüklerince hazırlanacak çalışma takvimi valilik onayı ile yürürlüğe konur.

Öte yandan Vardiyalı bir memurun yılda kaç gün görevde olacağı, o yıl ilk hangi gün nöbette olacağı vardiyaya göre 1-2 gün değişmekle beraber 185 gün civarındadır.

İşe gitme gün sayısı bakımında neredeyse kafa kafaya, 21-21 eğitim öğretim yılına göre öğretmenlerde 182,5 iş günü vazife aldılar. Lakin bu süre bir fiil öğrencilerle geçirilen süre. Öğretmenler ayrıca seminer döneminde de okulda bulunur ve eğitim dönemi kadar aktif olmasa dahi iş yapar. Ayrıca il-ilçe zümre toplantıları vardır. Bunlara girersiniz ama kendinize ait zamanlarda, kendi imkanlarınızla.

Tabii burada sadece gün sayılarını eşitlemek mümkün değil. Zira İKM nöbete gittiğinde 12 saat iş başında olur, öğretmen 6-7 saat civarı. (Sınıf öğretmenleri genelde 9’da ilk derse girip, 15 gibi çıkarlar.)

İşin tuhafı sadece saat hesabı yapmakta doğru değildir. Zira öğretmen 40 dakika ders, 10 dakika teneffüs şeklinde periyodik olarak çalışır ve ders esnalarında ve eğer nöbetçiyle teneffüslerde sürekli efor halinde olur. Hem bedenen hem zihnen büyük bir yük altına girer, ötesinde sürekli olarak kendini güncellemek zorunda olduğu için evde de çalışmak durumunda kalır.

Lakin İnfaz Koruma için her ne kadar 12 saatlik nöbet göz korkutucu olsa da, aksi bir durum yaşanmadığı sürece 1-2 saat efor sarf eder ve genellikle bedenen yorulur. (Ben görevdeyken merkez kontroldeki arkadaştan rica etmiştim, beni ne kadar ayakta gördün not et diye. 18 dakika! Kurum girişinde çalışırken nöbeti teslim alıp, oturuyorum. Sonrasında telefon geliyor ve ayağa kalkıyor, bilgisayardan gerekli kontrolü sağlayıp geri otuyorum. Nihayetinde diğer vardiya için gelen personeli arayıp, nöbebti bitiriyorum.)

Yani ilk bakışta aynı sayıda gün işe gidiyor gözüküyoruz.
Lakin günlük işte olma saatlerimiz arasında fark var.
Saat bakımından öğretmenler karda gözükse de bir fiil iş yapma konusunda büyük fark var.
Ayrıca daha hesaba katmadığımız izinler mevzusu var.

Görev yapan İKM genel olarak iki şekilde çalışır. Gündüzcüler ve Vardiyacılar.
Vardiya memurları 12 saat gündüz, 24 saat istirihat – 12 saat gece, 48 saat istirihat şeklinde çalışır.
Yani pazartesi gündüz nöbetine giden bir memur salı akşamı gece nöbetine gider ve cumaya kadar dinlenir.
Gündüz personeli ise normal memurlar gibi mesai düzenine sahiptir.

İşlenecek diğer konular;

  • İzinler
  • Çalışma süreleri
  • eğitim hakkı
  • maaş
  • kıyafet – kırtasiye yardımı
  • Ulaşım
  • Yemek
  • İş Yoğunluğu
  • İdare
  • Sendika
  • Promosyon
  • Resmi Tatiller
  • Adam Kayırma
  • Kılık Kıyafet

Öğretmenin mi İKM’nın İzni Çok?

İzin konusunda öğretmenler hep özenilen konumdadır, 2 ay kadar net bir yaz tatilleri vardır. İKM içinse işler biraz karışık ama anlatacağım.

Yukarıda İKM nöbet süresinin 12 saat olduğunu dile getirmiştim ve bu 12 saatin çok kısıtlı bir süresinde iş yapıldığını, geri kalan işin beklemek olduğunu söylemiştim. Burada şöyle bir güzellik söz konus hem 12 saatin tamamında iş yapmıyorsunuz sadece işte oluyorsunuz hemde bu 12 saat boyunca iş yaptığınız varsayımı ile fazladan işte bulunulan her 8 saat için bir gün izin alıyorsunuz.

Yani diyelim ki Pazartesi gündüz nöbeti (12 Saat), Salı gece nöbeti (12 Saat), Cuma gündüz nöbeti (12 Saat) ve Cumartesi gece nöbeti (12 Saat) olmak üzeri bu hafta 48 saat çalıştınız. Normal mesai ise 8×5 40 saat. Sizin fazladan 8 saatiniz size 1 gün izin olarak geri döner. Genelde her 4 haftalık periyotta 3 gün ekstra fazla çalışma izniniz olur.

Tabii çalıştığınız hafta resmi, idari tatil verildiyse her gün için 1,5 gün izin hakkınız doğar.

Bayramlarda çalıştığınızda ise o hafta içi tamamen tatil olduysa, 4 gün çalışarak 6 gün izin hak edebilirsiniz.

Bu konuda önünüzdeki en büyük engel idare olacaktır, zira sizi vardiyaya sürgün olarak göndermişlerse bu kadar izin onların gözüne batar. İzinli olduğunuz günlerde çalışmadığını gerekçesiyle kesinti yapmaya yeltenirler. Tabii siz izinli olduğunuz günlerde kanunlar önünde çalışmış sayıldığınızı bilmez ve bunları onların yüzüne pat pat söylemezseniz. Ne yazık ki bu konuda çok farklı uygulamalar var…

Fazla çalışma iznine ek olarak 657 olmanın getirisi olan iki izin hakkınız daha var. Yıllık izinler ve idari izinler.

1 yıla kadar görev süresi olan memurların yıllık izinleri olmaz, 1 yıldan sonra başlar.
1-10 yıl arasındaki görev süreleri 20 gün izne sahiptir.
10+ yıl ise 30 gün izne sahiptir.

Vardiyali bir İKM 2 gün izne çıktığında 6 gün işe gitmez.
6 gün izne çıkan ise 10 gün.
Zira izin öncesi ve sonrasında 2 şer gün istirahat süresi de hesaba katılır.
Hafta içi 5 gün izin kullanımı ile 9 gün izin yapmaya benzer bu durum.

Tabii yıllık izinleri yılda iki parça halinde kullanabilirsiniz. Ayrıca bir yılda sonrasına da bırakabilirsiniz. ve yıllık izin sürenize 2 gün yol izni de eklenir. Yani 20 değil 22, 30 değil 32 gün izniniz vardır.

İdari izinler ise yılda 10 güne kadar tek tek kullanım şekliyle verilen ve her memurun sahip olduğu izin türüdür. İdareye o gün işiniz olduğunu önceden belirten bir dilekçe verirsiniz onlarda o günki izinli sayısını nazara alarak izni onaylar ya da onaylamaz. Hesap bilen her memur bu izni rahatlıkla alır, idarenin kotasını da bilir. İdari izin kullanamayan memurlar tabii var, bunlar genelde idareyle küstür ve haklarını da bilmez. Ben yılda 8-9 gün çok rahat idari izin kullanırdım.

İKM kullandığını hiç bir izinden dolayı maaş kesintisi yaşamaz, geliri azalmaz, işleri aksamaz vs.

Öğretmenlerin yıllık izni ise yoktur.
Yılda iki defa izinli sayılırlar.
15 tatil olarak bilinen sürede 10 gün, yaz tatilinde ise 40 gün civarı.
Tabii bunlar iş günü olarak, hafta sonlarını da dahil edersek 14 güne 56 gün eder.

Lakin şöyle bir durum vardır, bu izinler çalışma sürelerinin zaten haricindedir.
Yani İKM izin aldığında o yıl çalışması gereken mesai günleri azalır.
Öğretmenler için bu durum imkansızdır.

İKM için izni iki parçada kullandığı varsayımı ile;
Genelde ilk baharda 8+2, 10 günlük bir izin ile 14 gün.
Yazınsa geri kalan 22 günlük izinle 26 gün.
Son baharda fazla çalışma izni 10 gün ile 14 gün.
İdari izinlerle birlikte 70 gün izin civarı tatil yapılır.

İzinler konusunda öğretmenin bir rahatı vardır; izin günleri bellidir ve değişmez.
İKM içinse izinler biraz stresli bir süreçle alınabilir, yani idare ile hüsumetli ve hak aramaz biri iseniz ya da adam kayırma var ise vs. Yani izin süreleri belli ama ne zaman çıkacağınızın garantisi yoktur.

Ayrıca 1 aylık öğretmen bile tatil hakkına sahipken, eğer atama vakti öyle denk geldiyse tabii.
1 yıl dolmadan İKM yıllık izine çıkamaz. 10 yıl olmadan 30 gün kullanamaz vs.

İdari izinler konusunda ve diğer izinlerde; yani evlenme, çocuk vs. öğretmen zarar eder.
İKM istediği kadar raporda alsa, izinde kullansa maaşı öğretmen kadar zarar görmez.
Öğretmen 1 saatlik dahi izin alsa gelirinden kesilir.

Yani izin konusunda da her ne kadar öğretmenler karlı gözükse de, sayılar ortada.
Objektif olarak, her iki işinde içinde olan birisi olarak konuşabilirim. Öğretmenlik ne yazık ki daha zor.
İzinlerde göze batan biz olsak dahi, karımız günlük olarak işte bulunduğumuz saatin az olması sadece. Ama bunda bile işte bulunduğumuz sürenin tamamında çalışan kişiler olarak zarardayız.
Sadece İKM değil, çoğu memurlukta böyle; iş saatinin büyük kısmında sadece işte bulunuyorsun.

Kabaca toparlamak gerekirse, öğretmen olmak daha zor iken İKM olmak çok daha kolay ve ucuz. Öğretmenler uzun süre okulda olurken, bu vaktin tamamında büyük eforlarla çalışıyorken; İKM için bu tam tersi.
İzinler konusunda kafa kafaya izin hakları var, öğretmenler mesai günlerinden izin kullanırsa para kaybediyor.

Öğretmen vs İKM Eğitim Hakkı

Öğretmenler zaten lisans mezunu, İKM ise lise mezunu olabilir.
Yani zaten okuyarak öğretmen olabilirsiniz ama okumdan İnfaz Koruma olmak mümkün.
Peki çalışırken okumak mümkün mü?

İKM vardiyalı çalışırsa, ki bunu isteme hakkı var, her türlü okur.
Zira hafta içi çalıştığı 1-2 gün anca var, geri kalan kısımda çok rahat okuluna gider ve devamsızlık sorunu yaşamadan okur.

PazartesiSalıÇarşambaPerşembeCuma CumartesiPazar
1- Gündüz2- Gece3-4-5- Gündüz6- Gece
7-8-9- Gündüz10- Gece11-12-13- Gündüz
14- Gece15-16-17- Gündüz18- Gece19-20-
21- Gündüz22- Gece23-24-25- Gündüz26- Gece27-
28-
Şubat Ayı İKM Çalışma Takvimi

Yukarıda yer alan tablo 1 Şubat günü gündüz nöbetine denk gelen bir vardiyalı İKM için Şubat Ayı çalışma takvimidir. Buna göre her 4 haftanın sadece bir tanesinde aynı gün okula gidemediğini, bununda %25 devamsızlığa sebep olacağını görürsünüz. Lisans okurken devamsızlık %30 ile sınırlanmıştır. Yani hiç kimseye eyvallah etmeden İKM çok rahat önlisans, lisans, yüksek lisans hatta doktora yapabilir.

Öğretmenler içinse bu durum tam tersidir, herkese eyvallah demeniz lazım ki keyifleri gelirse size 1 gün izin versinlerde yüksek lisans ya da doktora yapabilin. Bu arada izin aldığınız gününde parasını keserler.

Yani okumak yerine İKM olsanız ve sonra okumaya başlarsanız çok daha rahat olursunuz. Okuyupta yükselmek isterseniz Öğretmen olmayın, ne yazık ki mevcut uygulamalarla öğretmenin okuma şansı pratik olarak pek olası değil.

Hangisi Çok Maaş Alır İKM vs Öğretmen

Bu en kolay hesaplardan birisi olacak, 6 yıllık 7ye1 Öğretmen ve 6 yıllık 11e1 İKM maaşını karşılaştıracağım. Bunu yaparken herkesin aynı sonucu bulabilmesi adına Memurlar.Net Maaş Robotunu kullanıyor olacağım.

Lise Mezunu İKM, 6 yıllık. vs Lisans Mezunu Öğretmen, 6 yıllık.

İKM; 6 bin 955 ₺
Öğretmen; 6 bin 600 ₺

Burada şunu demek mümkün, ek dersler nerede?
Bu karşılaştırma maaş karşılığı çalışmayı baz alıyor.
İKM ek dersi yok, öğretmenler alıyor diye düşünebilirsiniz, ki düşünün.
İKM fazla çalıştığında izin alıyor, her 8 saat için 1 gün.
Öğretmen fazla çalıştığında para alıyor, tablo aşağıda.

Brüt%15%20%27
Kadrolu32.96 ₺27.77 ₺26.12 ₺23.81 ₺
Sözleşmeli32.96 ₺23.85 ₺22.43 ₺20.45 ₺
Özel Eğitim Kadrolu41.20 ₺34.71 ₺32.65 ₺29.77 ₺
Özel Eğitim Sözleşmeli41.20 ₺29.81 ₺28.03 ₺25.56 ₺
Öğretmen Ek Ders Ücretleri

Görüyorsunuz, isterseniz üzerine tıklayıp maaş robotuna ulaşabilirsiniz. İstediğiniz gibi oynayın, öğretmen daha az alıyor çıkacak. Unutmadan hatırlatalım, öğretmen daha az kazanmak için 4 sene okuyor.

Bu arada unutulan kısım öğretmen lisans mezunuyken daha az para alıyor, öğretmen çalıştığı süre zarfının tamamında yüksek efor sarf ediyor. İKM ise lise mezunu, çalıştığı sürenin çoğunda bekleme halinde. Bu arada şunu söyleyenler çıkabilir, onlar vardiya ama.. İyide vardiya zaten istenmeyen yer değil mi cezaevlerinde? Ben vardiyadan gündüze geçmek isteyeni çok gördüm ama gündüzden vardiyayı ender.

Yani para için bir iş yapacaksanız okumadan İKM olun, hem daha fazla maaşınız olsun hem daha az iş gününüz.

Bu konularda şüphesi olanlar için İnfaz Korumanın bir günü adı altında bir yazı yazabilirim…
Eski bir İKM olduğum unutulmasın. Tabii niye Öğretmen olduğumda sorulabilir, İKM kalsaydın da demek mümkün. Tabii onunda cevabı var…

İKM Kıyafet vs Öğretmenlik Kırtasiye Yardımı

İkili karşılaştırmasını yaptığım bu memurluklara her yıl maaş harici yardım yapılır. Bu yardımlar İKM için kıyafettir, öğretmen içinse kırtasiye parasıdır.

Öğretmene 2022 yılı için 1250 ₺ kırtasiye yardımı yapıldı.
İKM ise üniformasının tüm unsurlarını devletten aldı.
Tam emin değilim ama 3 er tane yazlık kışlık olmak üzere pantolon ve tşört. 1 mont, 1 er tane yazlık kışlık bot. Bunlar her yıl veriliyordu diye hatırlıyorum. Ayrıca Kaban, Yağmurluk, Palaska, Kep vs. Yani çorap ve iç çamaşırı haricinde her şey.

Şimdi ikisini karşılaştırmak için basit hesaplar yapmamız gerekiyor. YDS bot kullanılıyordu benim zamanımda, sonra değişti vs. Şimdi en ucuz YDS bot 600 ₺ civarında. İki tanesi, yarı fiyattan alınsa yine 600 ₺ diyelim. 6 pantolun, 50 ₺ desek, 300 ₺. 6 üst, 25 ₺ desek 150 ₺. Mont, kaban yağmurluk derken yıllık olarak verilen ürünlerin ortalama fiyatı öğretmenin aldığından daha yukarı.

Öğretmene sadece para veriliyor olması, en azından istediği kalitede ürün almasını sağlar ama para asla yetmez. Bir top a4 kağıdın 60 ₺ olduğunu unutmamak gerekiyor. Bunları kullanıyorsak parasını veriyoruz, kalemden mürekkebe kadar herşeyi öğretmen veriyor. İKM içinse bu malzemeler zaten ambardan dağıtılıyor yine.

Yani bir kerede verilen 1250 ₺ kırtasiye yardımı cazip gözükse dahi, keşke bende evden çıktığım andan itibaren tüm masrafları devlet karşılasa. Ne giyecek derdim olsa, ne kalem-kağıt.

Yemek Yardımı Var mı?

Öğretmen tamamen cebine bakar.
Okulda yemek verilmez. Su verilmez. Çay verilmez.

Su ve Çay için bazı CİK para toplar ama çok az.
Zira tüm bu ihtiyaçları kendi kantini üzerinden karsız bir şekilde alır.

Lakin öğretmenler için her şey normal market fiyatıdır.
Hani çay içmeye sadece on dakikanız olsa dahi, o özgürlüğü tatmak için o parayı verirsiniz.
Su deseniz ya çeşme suyu ya evden getir ya da para ver.

Yemek olayı ise tamamen öğretmenin yükü.

İKM için işler daha güzeldir.
Günde 5 öğün yemek yeme şansınız vardır, ücretsiz.
İstediğin kadar ekmek ve yemek.

Çay için tonlarca boş vaktin, uygun bir ücret vardır.

Sabah kahvaltısını yapar, öğlen yemeğini yer, akşam yemeği yer. Para vermez.
Ekmek her gün taze ve sıcak olur. Öğretmenler çay içtiği bardağı dahi yıkarken, İKM masasından tabağını kaldırmaz.

İKM için gelen yemeklerin tadını beğenmeye bilirsiniz lakin gıda mühendislerinin denetiminden geçer, öğretmen ise ya evden getirir soğuk soğuk yer ya da trans yağlarla yapılmış hazır yemeklere tabii olur.

Yol Yardımı Var mı?

Öğretmen için tabii ki yok.
Hatta sadece evden okula olan masrafı çekmekle kalmaz öğretmen, ilçe ya da il zümre toplantıları için ekstra masraflara girer. Misal ben her il zümresinde 110-120 km yol yapmak zorunda kalıyorum, artık her araba kilometre 1 ₺ yakıyor garanti. Hesabını siz yapın…

İKM içinse işler daha güzel.
Servis vardır, servise bindiğin anda işte sayılırsın ya ister geç kalsın ister vaktinde gitsin, sorun yok.
1 kuruş vermezsin. Yazın serin, kışın sıcak olur.

Diyelim ki görev icabı olmasa bile başka bir yere gitmen mi gerekti?
Servislere yine binersin, gidersin.
Şehirler arası yolculuk yapanlar var bu CİK araşları ile.
Cebinden 5 kuruş çıkmadan Türkiye gezisi yapmak mümkündür.

Öğretmenler ise dediğim gibi parasını öder, hatta birden fazla okulda görevli iseniz 500t gibi gezinirsiniz ortalıkta.
Geç kalırsanız da evden kaçta çıktığınıza bakılmaz, kaza bile olsa vaktinde girmezsen dersinden keserler.

İdare; Okul mu CİK mi?

CİK idareleri daha sorunludur, zira mahkumla yüz göz olmaya gerek duymadıkları için mahkum düşmanı kararlar alıp memuru zorda bırakırken, mahkuma karşıda memur düşmanı kesilirler. Lakin mevzuatı bilen bir memur için hiç bir sorun yoktur. Bir iki sürtüşme sonrasında herkes haddini bilir. En fazla vardiyanı değiştirirler, vardiya isen gündüze ya da gündüzde isen vardiyaya alabilirler.

Cezaevlerinde idarenin sorun çıkarmasının en büyük sebebi torpilli memurlardır. Onların yapmadığı işleri de sizin yapmanızı isterler. Dediğim gibi mevzuat bilen için bir sorun yoktur.

Okullardaki idare ise daha tehlikelidir.
Tüm hayatınızı bozar, legal yollarla.
Okuyorsanız izin vermez, hakkınızı zedeler.
Nöbetinizi okulda olmadığınız güne verip, gününüzün israf olmasını sağlar.
Dersleri dağınık verir, 5 gün okula gelmenizi sağlar.
Ek ders hesabını yanlış yapar, fazla para yatırır sonra geri ödenmesi için sizi uğraştırır.
Sizi norm fazlası konuma düşürür, sürgün eder.
Veliyi kışkırtır.
Gerekli tedbirleri almaz, nöbetler tehlikeli geçer.
Gerekli donanımları temin etmez.
Öğretmen almaz, iş yükünü size bindirir.

Yani yaparda yapar, hemide yasal yoldan. Mevzuatta bir işe yaramaz.

Senin sendikan varsa onunda var, hatta o sendikaya senden çok üye getirebileceği için sendika gözünde daha değerli. İlçe ya da İlle kanka olduğu için tüm işlerine çomak sokar vs.

İdare konusunda CİK daha çirkef olabilirken zaptetmek mümkündür.
Okul ise daha elit olsa da zaptı zordur.
Yani yine öğretmen çeker çileyi…

Güncellemeler Gelecek, Aklınızdaki Soruları Sorabilirsiniz…

Yazar Hakkında

Eski bir öğretim elemanı, mevcut bir öğretmen. Fizik, Özel Eğitim, İşletme ve Adalet mezunuyum ayrıca Tez Aşamasında bırakmak zorunda kaldığım bir lisans üstü eğitimim var. Mining, 3d yazıcı, yazılım vb ihtiyaçlar noktasında danış ve yardım noktasıyım.

Yorum Yap