Görme yetersizliği hakkında detaylı bilgi vereceğimiz bu sayfa, Yetersizlik Türleri adlı sayfamızı desteklemek adına kaleme alınmıştır. Bu yazımız da temel kavramlar, yasal tanım ve eğitsel tanım, sınıflandırmalar, tanılama, yaygınlık, nedenler, türleri, özellikleri gibi bir sürü konu işlenecektir.

Görme yetersizliği yazımız bir oturuşta değil, zaman zaman yapılan güncellemeler ile oluşturulacaktır. Bu sebeple, kafanızda kalan soruları bizlere iletirseniz, güncellemeler ile değiniriz. Ayrıca, bazı bilgiler kaldırılabilir ya da sadeleştirilebilir.

Görme Yetersizliği Olan Bireyler

Görme yetersizliğinden etkilenen kişileri genelde beyaz renkli bastonları, siyah gözlükleri ile tanırız. Bu fiziki özelliklerinin yanı sıra cana yakın ve neşeli tavırları ile öne çıkarlar.

Görme özürlüler, körler, amalar gibi eski kaynaklarda konu başlıkları olarak görebilirsiniz. Güncel olarak özürlü kelimesi kullanılmamakta, yetersizlik olarak anılmaktadır.

Dünya üzerinde 253 milyon insanın görme yetersizliğine sahip olduğu, bu insanlar arasında 36 milyon kişinin kör olduğunu biliyor muydunuz?

WBU

Görme ile ilgili Temel Kavramlar

Görme ile alakalı bir konudan bahsederken, anlatımın sağlıklı olması adına; temel kavramların bilinmesi gerekmektedir. Bu konuda temel kavramlar gözün yapısı ve gözün işleyişi yani görmedir. Aşağıda bu iki konuya değinilmiştir.

Gözün Yapısı

Gözler, insanın yüzünde ve burnun iki yanında yer almakta olup, kemikler ile çevrelenmiş göz çukurlarında muhafaza edilmiş ve göz kapakları ile örtülmüş olarak kafamızda yer almaktadır. Göz dış, orta ve iç olmak üzere üç tabaka halinde incelenmektedir.

Gözün İşleyişi

Bakılan nesnenin ağ tabaka üzerinde net bir görüntü oluşturabilmesi için, göz tabakaları nesneden yansıyan ışığın miktarını ve yansımasını ayarlamaktadır. Saydam tabaka mercek rolü ile ışı kırar, kırılan ışın göz sıvısından geçerken kırılmaya devam ederek ve göz bebeğinden geçiş yapar. İris ve göz bebeği ise açılıp-kapanma ile geçecek ışık miktarını ayarlar. Ağ tabaka üzerine gelen ışık, yani fotonlar, koni ve çomak hücrelerinde kimyasal süreç başlatır. Kimyasal süreç beyinde elektriksel akım olarak görme olayını nihayetine erdirir.

Bu süreçte, ışığın kırılması ya da miktarının ayarlanması kısımlarında, meydana gelecek istenmedik durumlar görme kalitesini düşürecektir. Koni ve çomak hücreleri ve bunların sayesinde başlatılan kimyasal ve elektriksel süreçlerde yaşanacak kusurlarda aynı şekilde görme olayına ve kalitesine etki edecektir.

Gözün yapısı ve işleyişi her ne kadar görme yetersizliği konusunda işe yarar fikirler edinmemizi sağlayacak kadar önemli olsa da şu an için incelenmesi ertelenmiştir.

Görme Yetersizliği Tanım

Görme yetersizliği ya da körlük üzerine çok çeşitli tanımlar yoktur, genel olarak kullanılan iki tanım mevcuttur. Bunlardan ilki resmi işlemler için ve çoğunlukla tıp alanında çalışanların kullandığı tanım olan yasal tanım ve ikincisi ise eğitimciler tarafından kullanılan eğitsel tanımdır.

Tanımı verirken bizde bu iki tanıma göre bilgi aktarımında bulunacağız.

Yasal Tanım

Görme yetersizliği ya da körlüğün yasal tanımı genel olarak tıp camiasınca kullanılan bir tanımdır. Niceliksel olarak görmeyi ele alırlar. Buna göre yapılan tanım, tıbbi raporlara da temel sağlar. Alınacak olan raporlar tıbbi tanıma göre hazırlanır.

Yasal tanıma göre görme keskinliğini ve görme alanı değerlendirilir. Bu tanıma istinaden verilen rapor, görme yetisinin olup-olmadığına bakar; görme yetersizliği varsa derecesini belirler.

Eğitsel Tanım

Eğitsel tanım ilerleyen süreçte dahil edilecektir.

Bu yazı Yetersizlik Türleri adlı sayfamızı desteklemek amaçlı olarak Fatih KAYA tarafından kaleme alınmıştır. Dünya Körler Birliği olan WBU kaynaklarından faydalanılmıştır.