1. Ana Sayfa
  2. Özel Eğitim
  3. Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı

Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı

Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı

Pandeminin getirdiği zorluklar en çok eğitimi sekteye uğrattı. Yüz yüze eğitime ara verildi ve tekrar başlamak çok sancılı olacak. Peki yüz yüze eğitim nasıl olmalı, bunu genel ve özel eğitim boyutlarıyla ele alalım.

Varyantlar Gölgesinde Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı?

Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı
Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı

Pandeminin etkilerinin görmezden gelinebilmesi için ya hasta olmayı engelleyen bir aşı gerekli ya da hastalanma durumunda uygulanacak etkili, verimli ve uygun bir tedavi.

Covid 19 tam olarak çözülmediği sürece ne hastalanmayı engelleyen bir aşı mümkün ne de hastalığın verimli tedavisi.

Mevcut durumda aşı hastalanırsanız diye hastalıkla savaşmaya yarayabilme ihtimali olan antikor üretimini sağlıyor. Gerisi vücutta, bağışıklık sisteminde.

Aşının paralelinde, tedavi olarak da bağışıklık sistemi desteklenmekte ve sistemilerin çökmesini engellenmeye ya da çöken sistemler ayakta tutulmaya çalışılmakta. Kesin tedavi yok, iş yine bağışıklık sisteminde bitiyor.

Aşı ve tedavilerin nihayetinde bağışıklık sistemimize güveniyor olmasının yanında, halen hasta olabiliyor ve bunu bulaştırabiliyoruz. Ne aşı olmak ne de daha önce hastalanmış olmak bir daha hasta olmama ve hastalığı yaymama imkanı tanımıyor.

O zaman yapılması gereken, yüz yüze eğitimin; maske, hijyen ve mesafe kurallarına riayet edilmesiyle devamı. Bu kurallara uyulursa hasta olunmaz, hastalık taşınmaz ve başkalarına bulaştıramayız.

Elimizde ki en verimli silah bu üç kuralsa, yüz yüze eğitimin nasıl olması gerektiği ortaya çıkıyor.

Maske, ne yazık ki, eğitimin vaz geçilmezi olacak. Sınıflarda öğretmenlerin, okullarda personeli ve servislerde şoförlerin takmasını sağlarsak, en azından okul kaynaklı bir bulaşı ya da hastalanma durumu gerçekleşmez. Yinede markette, çarşıda, lokantada, kafede ya da sinema-tiyatro gibi mekanlar bu kuralı aynı istikrarla uygulayamayacağız ve hastalık bulaşacak.

Hastalığın okul kaynaklı olmasını engelleriz ama hastalıktan koruyamayız. Burada ön plana yine maske çıkıyor, maske hastalığın dağılımını azaltacaktır. Tabii hasta olanların okula alınmaması gerek, HES kodu daha iktif ve hassas olarak incelenmeli.

Bırakın hasta olanları, hastalık şüphesini, en ufak şüpheli durumda öğrenci, veli, personel ve öğretmen fark etmeksizin en etkili ve kesin önlemler alınmalı.

Örneğin gittiğiniz sinemada, sizinle ya da sizden önce ki birinde, sonrasında pozitif vaka çıksa bile HES koduyla oradaki herkes 2 günlüğüne karantinaya, sonrasında PCR ya da Antikor testine tabii olmalı.

Maske kullanımı ile hastalıktan ve hastalık dağıtımından daha az etkileniriz. Bu etkiyi iyice azaltmak içinse Hijyen şart.

Hijyen sadece virüslere değil tüm hastalıklara karşı en etkili yöntem aslında. Ders aralarında sınıflar havalandırılmalı ve bol temas edilen yerler dezenfekte edilmeli.

Sosyal Mesafe ise bu iki önlemin, maske ve hijyen, cilasıdır. Hasta birinden, her iki tarafta doğru bir şekilde maske takılıyken, arada mesafe varken ve sonrasında hijyen kuralları uygulandığında hastalık kapma ihtimalimiz çok düşüktür. Bu sebeple sınıflar seyretilmeli, maske ve hijyen şart olmalı.

Sınıfları seyreltme yöntemi olarak iki gruba bölüp, birini pazartesi salı, diğerini perşembe cuma almak yerine; ikili öğretime geçilmeli. Sabahçı-Öğlenci gündeme gelmeli.

Okullarda sosyal mesafenin en kalıcı hali iki öğretim olacaktır. Sınıf kaç kişilil olursa olsun, ikiye bölününce sosyal mesafe sağlanacaktır.

Eğitimin sağlıklı bir devam göstermesi aşı ile ya da iki günde bir PCR ile değil; maske, hijyen ve sosyal mesafe ile mümkündür.

Zorunlu aşı ve testler insanları kanun ve etik dışı hareketlere sevk eder. Bir iki gün önce İzmir’de bir sağlık çalışanının tanıdıklarına sahte aşı karne düzenlediği gerekçesiyle tutuklandığını duymuşsunuz, bu gerçek değilse bile; ilk ya da son olmaz eğer zorlamalar devam ederse.

Günümüz teknolojisiyle insanları takip etmek kolay ama zorla aşı yaptırmak tehlikeli. Bu sebeple ne insanları yanlış yola sevmek etmeli ne de denetimsiz bırakmalıyız. Maske, hijyen ve sosyal mesafe elimizdeki en önemli ve ulaşılabilir güçtür. Tüm varyantlara karşı etkili ve ucuz yöntem…

Özel Eğitim Açısından Yüz Yüze Eğitim Nasıl Olmalı?

Maske, Hijyen ve Sosyal mesafe kuralı özel eğitim için en çok veliler açısından gereklidir. Zira bir özel gereksinimli öğrencinin her şeyi ailesidir. Aileler bu üçlü kuralı ne kadar esnetirse öğrencilerde o kadar hastalığa karşı savunmasız kalacaktır. Bu sebeple özel eğitim aileleri HES kodları bakımından daha hassas incelenmeli.

Öğrenciler bu kurallara uymakta zorluk çekiyorlar, maske ve sosyal mesafe onlar için oldukça zor geliyor. Bu bakımdan okulların daha seyretilmiş olması ile sosyal mesafe idarece sağlanmalı, maske eksikliği ise sınıf havalandırma sistemileri ile kapatılmalı. Bunun için vakumlu bir havalandırma şart, sınıf tabanına taze havar verilmeli ve tavandan vakumlanmalı sürekli olarak. Tabii bunun için yeterli bütçe özel eğitime verilirse…

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Bir Özel Eğitim Öğretmeni, Eski Bir Öğretim Elemanı. Davranış sorunları hakkında tecrübeli, meraklı biri.

Görüşlerini Yaz ve Katkıda Bulun!